| YUKSEL.ORG
TURKISH
Ana sayfa
Edip
Yuksel
Kitaplar
Hukuk
ve Politika
Felsefe
Din
Normalüstü
Dil
Çocuklar
Gökkuşağı
KONUK
YAZILAR
19.ORG
|
Asagidaki makale
http://www.aksiyon.com.tr/arsiv/189/pages/dosyalar/dos4.html
adresinde yayimlandi
Tevrat'ın 'tartışılan' kodları
Abdülkerim Balcı
Elli yıl kadar önce Prag'da yaşamakta olan haham H.M.D. Weissmandel
Tevrat okurken harflerin dizilişiyle alakalı ilginç bir durumla karşılaşır.
Weissmandel Tekvin Kitabı'nın baş kısmında ellişer harf arayla kodlanmış
olarak "Tora" (Tevrat) kelimesini farkeder. Daha sonra talebeleri Tevrat'ın
diğer dört kitabında da benzer şifreler bulurlar.
Bundan tam kırk yıl sonra, Kudüs İbrani Üniversitesi'nde
Matematiksel İstatistik dersleri veren Dr. Eliyahu Rips Tevrat'ın Levililer
Kitabı'nın satırları arasında harfler atlanarak okunabilen oldukça yüksek
sayıda Aharon (Harun) isminin kodlanmış olduğunu farkeder. İhtimal hesaplarına
göre tesadüfi olamayacak kadar yüksek olan bu sayı, Rips'i Tevrat Şifrelerini
araştırmaya iter. Dünyaca ünlü bir Grup Teorisyeni olan Dr. Rips aynı zamanda
inançlı bir Yahudidir. Tevrat Şifrelerini araştırmak için oluşturduğu grupta
Doron Witztum ve Yoav Rosenberg ile çalışır. 1988 yılında son halini alan
çalışmaları gerçekten heyecan verici bulgularla doludur. Witztum-Rips-Rosenberg
grubu (WRR) Tevrat'ın Tekvin Kitabı'nda yaptıkları ve Eşit Aralıklı Harf
Dizinleri metodu (EAHD) adını verdikleri bir tür şifre çözme metodu ile
son 2000 yılda yaşamış Yahudi ünlülerinden 34 tanesinin adlarını, doğum
ve ölüm tarihleriyle birlikte kodlanmış olarak bulurlar. İstatistiki bulgular
o kadar ikna edicidir ki yazarlar makalelerini Statistical Science dergisine
sunduklarında uzun süren gözden geçirmelerden sonra dergi makaleyi tamamen
ilmi bir makale olarak kabul eder ve 1994 yılında yayınlar.
1992 yılı Haziran'ında WRR makalesi henüz basılmamışken,
Dr. Rips'i ziyaret eden Amerikalı gazeteci Michael Drosnin, Rips'in ağzından
18 yy. Yahudi alimlerinden Vilna Dahisi'nin şu sözlerini işitecektir: "Hakikat
şu ki olmuş ve olmakta olan ve zamanın sonuna kadar olacak olan herşey
ilk harfinden son harfine kadar Tevrat'ta vardır. Ve öyle genel ifadeler
ile değil, fakat her türün ve bireyin ve doğduğu günden öldüğü güne kadar
başına gelen her şeyin en ince detaylarına kadar..." Drosnin harika bir
hikaye yakalamıştır. Ancak, başlangıçta sadece bir "haber" olarak gördüğü
Tevrat Şifresi'ne zaman içinde tüm benliği ile inanır ve kendini beş yıl
sürecek uzun bir serüvenin içinde bulur. İbranice öğrenir, Rosenberg'in
WRR için hazırlamış olduğu bilgisayar programını elde eder ve hayal edebileceği
her türlü tarihi bilgiyi Tevrat'ın satırları arasında araştırmaya başlar.
Buldukça daha bir heyecan duyar. 1994 yılında herhangi bir kastı olmaksızın
araştırmakta olduğu zamanın İsrail Başbakanı Yitzhak Rabin'in kodu "Öldürecek
olan katil" satırıyla kesişince Drosnin Tevrat Şifrelerinin geleceği tahmin
etmekte kullanılıp kullanılamayacağı sorusuyla karşı karşıya kalır. Yitzhak
Rabin öldürüldükten sonra katilin ismini de bulur Drosnin aynı sayfada:
Amir... Bundan sonra çalışmalarına hız veren Drosnin akla gelebilecek hemen
her talihsiz olayın şifresini bulur Tevrat satırları arasında. Saddam'ı,
Körfez Savaşını, meşhur eserleri ile birlikte Homer'i ve Shakespear'i,
Rabin cinayetinden sonra yeni başbakanın Netanyahu olacağını, II. Dünya
Savaşını, Hitler'i, Nazi soykırımını, Roosevelt ve Churchill'i, 1945 Hiroşima
nükleer felaketini, komünizmin çöküşünü, 1995 Kobe depremini, ABD'nin öldürülmüş
bütün başkanlarının katillerini ve cinayet tarihlerini ve hatta sıradan
insanlarla ilgili bilgileri...
Tevrat şifresi kitap oluyor...
Michael Drosnin beş yıllık çalışmalarının ürününü 1997 yılında
"The Bible Code" (Tevrat Şifresi) ismiyle kitaplaştırır. İlk anda inançlı
inançsız bütün çevrelerde büyük heyecan uyandıran eser en çok satan kitaplar
listesinin başına oturur ve kısa zamanda uluslararası bir üne kavuşur.
Drosnin, Allah'ın varlığının ilk seküler delili olduğuna inandığı kitabına
olan bu ilgiyi Rabb'in ilahi bir yönlendirmesi olarak görmektedir.
Drosnin'in eserine olan talep, temelde Tevrat Şifresi'nin
geçmişle alakalı olduğu kadar gelecekle alakalı bilgiler de içermekte olduğu
inancıdır. Kitabın içerdiği gelecekle ilgili bazı kehanetler şöyle: Libya'nın
finanse ettiği Arap teröristler ellerine geçirdikleri nükleer silahlarla
İsrail'de büyük bir Nükleer Soykırım gerçekleştirirler, Netanyahu bir savaş
sırasında daha başbakanlık dönemini tamamlayamadan öldürülür, Esad'ın askerleri
Ye'cüc Mecüc olarak İsrail topraklarını istila ederler, 2000, 2006 ve 2010
yıllarında yeryüzünde büyük depremler olur vs... Okuyucuları Tevrat Şifrelerinin
her insanın hayatının en küçük ayrıntılarını bile kapsadığına öylesine
inanırlar ki, Drosnin'in internette açtığı tartışma sayfasına "Yakında
İsrail'e gitmeyi düşünüyorum. Şifre bu konuda ne diyor? Gideyim mi?"ye
kadar varan sorular bile gönderilir.M. Drosnin'in eserini Grant Jeffrey'in
The Signature of God (Rabb'in İmzası) ve daha kapsamlı bir yaklaşım olan
Jeffrey Satinover'in Cracking the Bible Code (Tevrat Şifresini Kırmak)
adlı eserler takib eder. Tabii ki bu kitaplar eleştirisiz kalmazlar...
EAHD ne kadar güvenilir bir istatistiki metoddur?
Gerek WRR'ın makalesi gerekse Drosnin'in kitabı eleştirisiz
kalmadı. Yarısı İsrail'den olmak üzere dünyanın dört bir yanından sahasının
uzmanı 45 matematikçi
(http://www.math.caltech.edu/code/petition.html) WEB adresinde
WRR'ın makalesinin bilimsel dayanaklardan yoksun olduğuna dair bir bildiri
yayınladılar. Bildirinin başında imza koyan matematikçilerden bazılarının
Tevrat'ın Allah yazgısı olduğuna inandıkları fakat bilimsel dayanaktan
yoksun bir "delili" reddetmekle bu inançları arasında bir çatışma görmedikleri
de açıklanmaktaydı.
Şifreye eleştirel bir açıdan yaklaşan İstatistiki Fizik Profesörü
Mark Perah, WRR'ın makalelerinde uyguladıkları matematiksel sistem kadar
İbranice bilgileri ve İbraniceyi kullanış tarzlarını da eleştirmektedir.
İbranice, Arapça gibi sesli harfleri olmayan bir dildir ve bir metnin doğru
seslerle okunması ya sessiz harflere takılan bazı işaretlerle (hareke)
veya metnin genel içeriğine bakılarak sağlanır. EAHD metodunda ise harflerin
ne tür bir ses çıkaracakları, dolayısıyla da bu harf dizinlerinin oluşturacağı
manalar tamamiyle okuyucunun hayal gücüne bırakılmıştır. Teorik olarak
her İbranice harf onaltı ayrı seste okunabileceğinden İbranice metinlerde
EAHD bulmak latin harfleri kullanan metinlere göre çok daha kolay olacaktır.
Drosnin bunu fazlasıyla modelinin yararına kullanmaktadır.
Çarpıcı bir örnek kitabının 78. sayfasındaki tabloda görünmekte.
Burada Drosnin Yitzhak Rabin, Netahyanu, Bütün Halkı Savaşa, Katil Öldürecek,
Katilin Adı ve Amir şifrelerini buluyor. Bunlardan Sadece Yitzhak Rabin'in
ismi bir şifre olup diğerleri Tevrat'ın açık metnindeki Rabin'in ismine
yakın düşen ayet parçalarıdır. Bu parçalarda Drosnin oldukça seçici davranıyor.
Mesela katil öldürecek veya katil öldürdüğünde manasına gelen "rotzah aşer
yirtzah" ayeti "et ra'a" diye devam ediyor. Bütünü birlikte okunduğunda
"katil kötüyü veya kötülüğü öldürecek" (bu durumda Yitzhak Rabin mi?) manası
hasıl oluyor. Drosnin'in katilin adı diye okuduğu "şem ha rotzah" aynı
zamanda "şe mi ha rotzah" diye de okunabiliyor ki manası "katilden yana"
oluveriyor. Bu dizinin hemen iki satır altında da Netanyahu'nun ismi. Onun
iki satır altında yer alan "bütün halkı savaşa" manalı ayet parçası ile
pekala alakalandırılabilecek sayfanın üst sağındaki ayet parçası ise ihmal
ediliyor: "ve nihbeşa haAretz lefanay", ve İsrail önüm sıra fethedilir...
Böyle bir yorum Drosnin'in kendi zorlamaları yanında hiç de kabul edilemez
bir yorum değildir.
Tevrat Şifreleri sadece Yahudiler tarafından kullanılmadılar.
Hıristiyan araştırmacılar da Tevrat'ta Hz. İsa'nın beklenen Mesih olduğunu
isbat eden şifreler buldular. Bu çalışmaların ilkini Grant Jeffrey ve Pastör
Y. Rambsel yaptı. Bunlar şifreye inandığı halde sonuçları beğenmeyen Yahudi
araştırmacılar tarafından reddedildiler. Bunların arasında en fazla sözü
duyulan Rabbi D. Mecanik sözkonusu Hıristiyan yazarların kullandıkları
ve İsa'nın kısaltılmış İbranice ismi Yeşua'nın matematiksel olarak Tevrat'ta
onbin defadan fazla bulunabileceğini ve bunun da Tevrat'ın düz metninde
geçen herhangi bir Mesih tabiriyle çakışmasının çok normal olduğunu iddia
etmekteydi.
Bu noktada soru Tevrat'ta bulunduğu iddia edilen şifrelerin
tesadüfi olup olamayacağı ve eğer tesadüfi iseler bu tür tesadüflerin sıradan
metinlerde bulunup bulunamayacağına kaymaktadır.
Tevrat'taki şifre basit bir tesadüf mü?
Tevrat'ta bazı şifrelerin var olduğuna inanırsak karşımıza
şu soru çıkıyor: bu şifreler Tevrat'ta bir tesadüf eseri olarak mı vardır
yoksa bunlar bir "Üstün Kalem" tarafından Tevrat metnine bilinçli olarak
mı koyulmuşlardır? Pekçok şifre taraftarı bu şifreleri, Tevrat'ın ancak
Allah tarafından yazılmış olabileceğinin bir delili olarak görüyor. Tevrat
Şifresi'nin yazarı M. Drosnin kitabında bu fikrini pek ortaya koymuyor
ama daha sonraki radyo konuşmalarında kendisinin başka gezegenlerden gelmiş
üstün varlıklar fikrine daha yatkın olduğunu açıklıyor. Herhalde bu sebeple
Satinover, kendisi şifrelere inanmakla birlikte, M. Drosnin'in kitabını
"ilahi bir hakikatı zedeler tarzda ortaya çıkmış bir talihsizlik" olarak
niteliyor.
Fizik Profesörü Mark Perah bu soruların cevabını alabilmek
için öncelikle EAHD'lerin tesadüfi seçilmiş farklı dillerdeki metinlerde
ne kadar başarılı sonuçlar verdiklerini araştırmış ve gerek İngilizce gerekse
İbranice metinlerde oldukça yüksek EAHD'lere rastlamıştır. Diğer bazı şifre
karşıtı kişiler WRR'ın Tevrat'la karşılaştırmak için kullandıkları Savaş
ve Barış'ın seçilen isimler değiştirildiğinde Tevrat'tan daha başarılı
sonuçlar verdiğini keşfetmişlerdir.
Drosnin 9 Haziran 1997 tarihli Newsweek'de yayınlanan bir
meydan okumasında "Beni eleştirenler Moby Dick'de (Herman Melville'nin
romanı) herhangi bir başbakanın öldürülmesi ile alakalı bir mesaj bulsunlar
onlara inanacağım" demişti. Kritikleri Moby Dick kitabında kodlanmış olarak
Hindistan Başbakanı İndra Gandi, Lübnan Başkanı Rene Moawad, Sovyet lideri
Leon Troçki, Martin Luter King, John F. Kennedy, Abraham Lincoln, Prenses
Diana ve Yitzhak Rabin gibi pek çok ünlünün cinayetlerini hem de teferruatlarıyla
buldular. Drosnin ile dalga geçmeyi de ihmal etmeyen karşıtları Moby Dick'de
Drosnin'in kendi ölümünü de öngören şu korkunç satırları yakaladı: "M.
Drosnin" isminin bulunduğu şifrede adının üzerinden iki defa "yalancı"
tabiri geçiyordu. Ve ölüm fermanı; "Öldürülmek üzerine vacib oldu". Nasıl?
"Kalbine bir çivi saplanarak ve büyükçe bir delik açılarak." Nerede? "Kahire
veya Atina şehirlerinden birinde". Ne zaman? Bilinmiyor. Tek ipucu "ilk
gün". Muhtemelen bu şehirlerden birini ziyaret ettiğinin ilk günü. Kimler
tarafından? Kitabında isimlerini zikrettiği iki şifrecinin adı, birininki
iki defa olmak üzere aynı sayfada..." İsteyenler bu
sayfayı http://cs.anu.edu.au/~bdm/dilugim/drosnin.html adresinde
görebilirler.Şaka bir yana, Prof. Maya Bar-Hillel, Dr. Dror Bar-Natan ve
Prof. Brendan McKay yazdıkları makalelerinde akıllıca dizayn edilmiş bir
teknikle WRR'ın Tevrat'ta bulduğundan daha başarılı sonuçların Savaş ve
Barış gibi bir romanda da bulunabileceğini isbat ettiler.
Tevrat'ta bulunan şifrelerin bir insan tarafından yazıldığı
iddiası her ne kadar kabul edilemezse de insanların da küçük bazı EAHD'li
metinler yazabileceği muhakkaktır. Böyle bir metnin Tevrat Şifresi taraftarlarını
zor durumda bıraktığı bile olmuştur. Bunlardan birinde Grant Jeffrey, Tevrat'ın
nisbeten kısa bir parçasında 25 ağacın adının EAHD olarak kodlanmasından
öylesine etkilenmişti ki aynı uzunlukta bir metinde 25 ağacın ismini kodlayabilecek
herhangi bir kişiye 1000 dolar vadediyor ve meydan okuyordu. Kısa bir süre
sonra Gidon Cohen adlı bir İngiliz Yahudisi, herhangi bir bilgisayar kullanmaksızın
29 ağaç ismini hem de daha kısa bir metnin içine kodlayarak açıkladı. Aynı
metni bilgisayarlarla inceleyen uzmanlar Cohen'in kendisinin farkedemediği
beş ağaç isminin daha metinde EAHD'lenmiş olduğunu keşfettiler. Cohen'in
metni tamamen anlamlı bir metindi.
Jeffrey vadettiği parayı ödedi ama Tevrat Şifrelerine inanmaya
devam etti.
Bu örnek asla Tevrat'taki şifrelerin de bir insan tarafından
yazıldığının delili değildir. Cohen'in biraz da komik örneğinde olduğu
gibi kendisinin sadece 29 ağaç ismini kodladığı metinde bilgisayarlar 34
isim buldular. Cohen bunları kodlamamıştı. Görünen o ki kısıtlı sayıda
harflerden oluşan her dil bu tür sonuçlar verecektir.
Şifre Tevrat'ın günümüze kadar bozulmadan geldiğinin bir
delili mi?
Asırlar boyunca yeniden ve yeniden yazılagelen Tevrat ve
Eski Ahit rulolarında herhangi bir değişiklik olmadı mı? Şifre hayır diyor.
Bugün var olan Tevrat metinlerinin tamamı birbirinin aynıdır. Yahudilik
akidesinin bir parçası da Tevrat'ın asla değişmediğine iman etmektir. Eski
Ahit'in Tevrat haricindeki 61 kitabı için aynı şey söylenemez. Bugün bu
kitapların farklı versiyonları mevcuttur.
EAHD sisteminin bir gereği olarak ön-kodlamalı herhangi bir
metnin en ufak bir harfinin kaybolması veya değişmesi şifreyi yok edecektir.
Eğer Tekvin Kitabı'nda ilahi bir şifre var idiyse ve bugün hala bu şifreyi
bulabiliyorsak Tekvin Kitabı'nın harfi harfine vahiy orijinalliğini koruduğu
sonucuna varırız. Tabii bu kanaat bir şifrenin var olduğuna inanma kaydını
içermektedir. Aslında yeryüzündeki bütün Tekvin Kitabı metinleri aynı değildir.
Samiriler bazı farklılıklar gösteren bir metin kullanırlar ve fakat WRR'ın
Samirilerin Tekvin Kitabı üzerinde yaptığı testler çok düşük başarı göstermişlerdir.
Bunun ne manaya geldiğinin kararını okuyucuya bırakıp, şimdilik Tevrat'ın
diğer kitapları için şifrenin varlığını isbat edecek yeterli delilimiz
olmadığını hatırlatalım. Bir istisna ile ki o da İşaya Kitabıdır ve çeşitli
versiyonları arasında en az değişiklik gösteren Eski Ahit Kitabı da budur.
Tevrat geleceği anlatan bilgisayar programı mı?
Tevrat Şifresi'nin basılmasından sonra kitabın dayanak olarak
kullandığı araştırmanın yazarları Drosnin'i kınayarak Tevrat Şifresinin
geleceği tahmin etmek için kullanılmasının boş bir uğraşı olduğunu, araştırmalarının
tek sonucunun Tekvin Kitabı'nda bir tür şifrenin bulunduğu ve bunun tesadüfi
bir olay olamayacağı olduğunu açıkladılar. Doron Witztum ve Eliyahu Rips
Tevrat Şifrelerini bulduklarında kendilerinin de bu şifrelerin geleceğe
ait haberlerin bulunmasında kullanılabileceği fikrine kapıldıklarını ancak
mantıki ve ampirik bazı testlerin bu şifreler yoluyla geleceğe ait herhangi
bir kanaate varmanın imkansız olduğunu gösterdiğini anlatmaktadırlar.
ABD'li şifre uzmanı Harold Gans, düz mantığın A gerektirir
B önermesi ile bunun tersi olan B gerektirir A önermesinin tamamen bağımsız
önermeler olduğu kuralıyla şifrelerin geleceği tahmin için kullanılamayacağını
açıklıyor. "Birbirinin tersi olan bu iki önermeden ilkinin doğru olması
ikincisinin de doğru olmasını gerektirmez. Yani WRR'ın makalelerinde tarih
içinde ilişkileri olan bazı isim ve tarihlerin Tevrat'ın Tekvin kitabında
birbirlerine yakın kodlanmış olması önermesini isbat etmeleri bu önermenin
tersi olan bazı isimlerin Tevrat'ta birbirlerine yakın kodlanmış olmasının
bunların tarih içerisinde de ilişkili olacakları önermesini isbat etmez."
Şifrenin varlığı bile henüz net olarak isbat edilememişken
bu şifrelere inanan bilim adamları bunların geleceği tahmin etmek için
kullanılamayacağını açıklamaktalar. Bu durumda bizim de onlara hak vermekten
başka çaremiz kalmıyor.
Bu makalede Tevrat'ta gizli bir kodun olmadığını isbat etmeye
çalışmadık. Tevrat'ın bir bilgiler hazinesi olduğuna dair en sağlam inanış
Müslümanlara aittir. Ulaştığımız sonuç, Drosnin ve benzeri bazı araştırmacıların
Tevrat'ta bulduklarını iddia ettikleri şifreyi isbat etmekte başarısız
oldukları ve ne yazık ki koca bir dinin kutsal kitabı etrafında açtıkları
tartışmalarla bu kitaba zarar verdikleridir.
Ve bir son söz olarak da Tevrat'daki açık mesaja inanmayıp
satırlar arasında aradıkları şifrelere inanan ve sonra da bunları uzaylılara
atfeden Drosnin gibiler için bir şifre de biz yazdık:güzelbakanGüzelgÖrürgüZelgörEnhayaTındanlezzetalır...
Satırdaki büyük harfler GÖZ ve ET kelimelerini kodlamakta
ve demekte ki göz, bir et parçasıdır. Güzel bakan ve güzel gören göz değil
kalptir.
Tevrat Şifresi Nedir?
Tevrat Kodu'nun temel mantığı basit bir harf oyununa dayanıyor.
Eldeki bir cümlede belli sayıda harfler atlanılarak metin yeniden okunuyor
ve manalı yeni harf dizinleri oluşturulmaya çalışılıyor. Cümlelerdeki boşluklar
iptal ediliyor ve tabii Tevrat metinlerinde noktalama işaretleri olmadığından
bütün bir Tevrat 304, 805 harflik tek bir satırmış gibi kabul ediliyor
ve bunun içinde sırlı kelimeler aranıyor. Bu uzun satırda bazı isimlerin
bulunması için çok uzun aralıklar atlanması gerekebiliyor. Mesela bütün
bir Eski Ahit'te bir tek defa kodlanmış bulunan Yitzhak Rabin ismi 4772'şer
harf atlanarak bulunmuştur. Bu kadar uzun aralıklı ihtimallerin de ancak
bilgisayarlar yardımıyla bulunabileceği açıktır. Şekildeki kırmızı işaretler
Drosnin'in kendi bulduğu şifreler, mavilerse bunlara bizim eklediğimiz
parçalardır.
Şifreleme metodonu Kardano buldu
Düz metinlerin içine şifre yerleştirme metodu 16. Yüzyılda
yaşamış meşhur İtalyan matematikçi ve yazar Girolamo Kardano tarafından
bulunmuştu. Kardano çok gizli şifrelerin iletilmesi için üzerinde belli
aralıklarla -bunların eşit olması gerekmiyor- delikler olan bir kalıp kullanır
ve bu kalıbın üzerine oturttuğu kağıda iletilecek mesajı yazarmış. Daha
sonra aralarda kalan boşluklar kağıttaki metin anlamlı bir bütün oluşturacak
şekilde tamamlanırmış. İletinin ulaştırılacağı tarafta aynı kalıp bulunduğundan
şifrenin çözülmesi de oldukça kolay olurmuş.
Şifre hakkında Tevrat ne diyor?
Eski Ahit'in Danyal Kitabı'nda Rabb, Danyal Peygamber'e emreder:
"Ve sen ey Danyal, kelimeleri kapa ve kitabı mühürle taa Zaman'ın sonuna
kadar." Drosnin'in şifre ile açmaya kalkıştığı mühür işte budur. Drosnin'in
anlattığına göre meşhur fizikçi ve matematikçi İzaac Newton da Tevrat'taki
gizli şifreyi aramaya girişmişti. Ancak bilgisayar imkanı olmayan Newton,
Drosnin kadar başarılı olamadı. Drosnin, yine şifreli olarak Tevrat'ın
bazı kısımlarında şifrenin insanları muhtemel felaketlerden koruyacağı
ve ancak bilgisayar vasıtasıyla bulunabileceğini görmektedir.
Michael Drosnin
Her ne kadar dindar değilsem ve seküler bir insansam da Tevrat'ta
bir şifrenin var olması beni rahatsız etmiyor. Şifredeki olağanüstülüğün
beni etkilediği doğru, daha fazlasını bilmek de istiyorum. Bu şifreyi Tevrat'a
yerleştirene ibadet etmek gibi bir kaygım yok. Ama bu şifrecinin kim olduğunu
ve geleceğin nasıl bilinebileceğini öğrenmek istiyorum.
Kutsal Metin'lerde rakamsal mucizeler aramak ne kadar
doğru?
Kur'an için 19 rakamı ne ise Eski Ahit için 7 rakamı da odur.
Ancak bu rakamlar zaten düz metinde geçen rakamlardır. Yedinci günün (Şabat)
kutsalllığı, Mısır'daki yedi yıllık bolluk ve yedi yıllık kıtlık, yedi
aziz Eski Ahit'te ilk akla gelen yedi rakamlarıdır. Yeni Ahit'in Esinleme
Kitabı da yedi rakamını bol bol kullanır. Hz. Süleyman Mabedi yedi yılda
inşa eder, Naaman nehirde yedi defa yıkanır, yedi kilise, yedi mühür, yedi
sur, yedi trompet, yedi yıldız...
Bu harikuladeliklerden yola çıkan Ivan Nikolayeviç Panin
(1855-1942) Yeni Ahit'in Grekçe metninde pekçok mucizevi rakamlara rastlamıştır.
Hayatını adadığı araştırmalarından 40.000 sayfalık notları ile ayrılır.
Sonraları bilgisayar yardımı ile yapılan araştırmalar Panin'in İncil metinlerine
has olduğunu sandığı kombinezonların her hangi bir metnin içinde de bulunabileceğini
isbatlar. Mesela Panin'in bulgularını sunan bir Web sayfasının 6006. ziyaretçisi
(6006=858x7) kendisi gibi ateistlerle alakalı o sayfanın yazarlarının yazdığı
üç cümleyi alarak bunların içinde insanı sıkacak derecede yedi rakamıyla
alakalı tesadüfler bulur. Bu ve benzeri bazı mailler alan Computers for
Christ sayfası bu husustaki konumunu değiştirir ve inananların rakamsal
mucizelere ihtiyacı olmadığına, iyi bir araştırıcının hemen her metinde
büyük harikalıklarla karşılaşabileceğine ve aslında dil denilen şeyin başlı
başına bir mucize olduğuna karar verirler.
Kutsal kitaplara atfolunan ve daha sonra içi boş çıkan mucizevilik
iddiaları en çok bu kitapları ve bu kitapların inananlarını yıpratıyor.
Ahmet De'edat ve Edip Yüksel gibi bazı araştırıcıların Kur'an'daki 19 mucizesiyle
alakalı ifrata varan araştırmaları öylesine zorlamalı sonuçlar çıkarmıştı
ki daha sonra çalışmalarını inceleyen müşteşrikler bu yazarların hatalarını
sanki Kur'an'ın bir eksikliği imiş gibi gösterdiler. Edip Yüksel 19 mucizesinin
şümulune öylesine inanmıştı ki işi 19 kalıbına uymayan ayetleri inkar etmeye
kadar vardırdı. Ne Tevrat, ne İncil ve ne de Kur'an'ın inananlarının imanlarını
artırmak için yeni mucizelere ihtiyaçları vardır.
Rafi Dayan (İsrail Sefarad Hahambaşısı Muavini):Aslolan
Tevrat'ın açık metni
İnanışımıza göre Tevrat'ın yetmiş yüzü vardır. Bu şifrenin
bunlardan biri olduğuna inanıyoruz. Ama asıl olan Tevrat'ın açık metni
ve bu metnin asırlardır süregelen rabbinik tefsiridir. Böyle bir şifrenin
bulunması Tevrat'ın ilahi bir kutsal kitap olduğuna, ve metninin sağlam
olarak korunduğuna dair ilave bir delildir ama bu şifrelerden herhangi
bir hüküm çıkarılamaz. Bu şifrelerden gelecekle alakalı haberler de çıkarılabilir.
Bizim, İsrail Devleti'nin kuruluşunu elli yıl önceden bildiren hahamlarımız
vardı. Ama bunlar ilhamla beslenen insanlardı. Tevrat Şifreleri sadece
olasılıkları bildirebilir. Orada bulunan bir haber illa da olacak dersek
Cüz-i İradeyi hiçe saymış oluruz.
yukarı |